ÜLKEMİZİN BAŞI SAĞOLSUN - Av. Necmi ÖZEN - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi - 1.Hukuk Müşaviri Av. Necmi ÖZEN – Kocaeli Büyükşehir Belediyesi – 1.Hukuk Müşaviri

HIZLI DUYURULAR

ÜLKEMİZİN BAŞI SAĞOLSUN

ÜLKEMİZİN BAŞI SAĞOLSUN

Şubat 28th, 2020
Haberler

ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİNE SABIR DİLİYORUZ.

GÜÇLÜ TÜRKİYENİN HER TÜRLÜ TEHLİKE VE TEHDİDİ BERTARAF EDECEĞİNE İNANIYORUZ.

BU CUMA GÜNÜ HÜRMETİNE ALLAHÜ TEALADAN YARDIM DİLİYORUZ.

GEBZE BELEDİYESİ, 28 ŞUBAT SÜRECİ VE AHMET PENBEGÜLLÜ
Kocaeli, tarihi bir gün yaşadı. Kocaeli Valiliğinin düzenlediği programa Kamu Başdenetçisi Avukat Şeref Malkoç damgasını vurdu. Kamu Başdenetçisi Av. Şeref Malkoç’ u dinlerken yıllar önce 28 ŞUBAT SÜRECİNDE yaşadıklarımız aklıma geldi. O dönemde OMBUDSMAN benzeri müesseseler olsaydı aynı zülümler yine yaşanırmıydı? Bunu hep düşündüm.
İstanbul Organize Suçlar müdürlüğünde 4 gün boyunca gece gündüz sürekli olarak gördüğümüz işkenceler aklıma geldi.
Merhum, Efsane Gebze Belediye Başkanı Ahmet Penbegüllü’nün parmaklıklar arkasındaki umutsuz ve üzüntülü hali aklıma geldi.
O gün, cezaevine, Efsane başkanın suçlandığı bütün konuları ihtiva eden Danıştayın soruşturma iznini iptal ettiği Danıştay kararını götürmüştüm. Danıştay, 6 sayfalık bu kararıyla 28 ŞUBAT SÜRECİNDE, Anayasal diktatörlüğün İç İşleri Bakanının verdiği soruşturma iznini İPTAL etmişti. Bu, yüksek mahkeme kararı ile içişleri bakanının baş celladı mülkiye baş müfettişinin hazırladığı teftiş layihaları çöpe atılmıştı.
Efsane başkan, altında, 5 Danıştay üyesinin imzası bulunan , Danıştay kararına inanamamıştı. 360 yıldan daha fazla hapsi istenen, devletin bütün gücüyle başına çullandığı ezmeye çalıştığı SUÇSUZ OLARAK 13 AY HAPİSTE YATIRDIĞI bir adamın halet-i ruhiyesini düşünün.Her darbe toplumun bir kesimini silindir gibi ezip geçmiş unutulması mümkün olmayan trajedileri geride bırakmıştır.
28 ŞUBAT SÜRECİNDE ” Bu kadına haddini bildirin” nidası hala kulaklarımızı çınlatmaktadır. Bu nida, Karaoğlanın, Merhum Necmettin Erbakan la birlikte yaptıkları Kıbrıs Barış Harekatını dahi unutturmuştur. Bu zulümler nedeniyle yaralanan kalpler hala kanamaktadır.
Osmanlı imparatorluğu adaleti tesis etmiş, halkı korumak için mekanizmalar geliştirmiştir. Batılılar günümüzde dahi Osmanlıdan aldıkları OMBUDSMAN benzeri müesseseleri kurarak, adaleti tesis etmişlerdir. Biz ise bırakın normal sıradan vatandaşı, milletvekilimizi dahi koruyamamışız. 28 ŞUBAT sürecinde Devlet ve bürokratik oligarşinin temsilcileri mazlum ve masum halkla birlikte milletin seçtiği temsil makamında olan şahıslarada zulmetmişlerdir. İnanılmaz işkenceler yapmışlardır. İşin kötüsü bunu sistematik hale getirmişlerdir. Tüm darbeler bu anlayışın mahsulüdür.
Bu kadına haddini bildirin nidası o tarihte Gebzede de etkisini göstermiş, 2 başörtülü meclis üyemiz sadece partilerinin zarar görmesini engellemek amacıyla meclis üyeliğinden istifa etmişlerdir.
28 Şubat’ta Belediye Başkanımız Ahmet Penbegüllü ve arkadaşlarının yargılandığı davada, belediye hesap işleri müdürü Ali Yazıcının, başında hiç saç olmadığı halde TÜRBAN takarak belediyede dolaştığı suçlamasıyla mahkemede savunma yapma zorunda bırakılması, “ben hayatımda hiç türban takmadım. Türban takarak belediyede dolaşmadım” demesini de hiç bir zaman unutmayacağız.
Türk insanı bugün biraz nefes almış özgürlüklerin tadını çıkarmaya başlamışken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde hortlayan çağ dışı davranış, bizi endişeye sürüklemiştir. Darbe severlerin “genç subaylar rahatsız” benzeri lafızları, darbe severler cephesinde hiç bir değişiklik olmadığına delalet etmektedir. Bu lafızlar, darbelerin ordu dışı destekçilerinin hiç değişmediğini en kuvvetli delilidir.
15 TEMMUZ sonrası bazı zihniyetler senin darbecin kötü benim darbecim iyi mantığı ile hareket etmektedir . Halbuki, Ülkemizdeki tüm darbeler dış mihrakların ve onların içerdeki uzantılarının tezgahıdır. Bu sebeple 1961, 28 ŞUBAT ve 15 TEMMUZ ihtilalcileri dahil tüm ihtilalciler ve halka zulmedenler aynı kaynaktan beslenmektedirler. Bütün darbelerde darbe aktörleri farklı olmakla birlikte darbeleri yaptıran mihraklar aynıdır. İlk defa, 15 TEMMUZ da darbeciler meşru hükümetin görevden uzaklaştırılmasında başarısız olmuşlardır. Ancak, darbeciler ülkemizde ekseriyeti muhafazakar olan millet iradesinin erozyona uğratılmasında yıpratılmasında BAŞARILI olmuşlardır.
15 TEMMUZ darbesinin derin aktörlerinin bir kısmının cemaat görünümlü imaj teşekkül ettirmeleri, TÜRKIYE DE MUHAFAZAKAR KESİME telafisi güç ve imkansız zararlar vermiştır. Türkiyede ilk defa, sekülerleşme eğilimi çok güçlü olan cemaat görünümlü bir kesim DARBE SUÇUNUN FAİLİ olmuştur. Bu durum toplumumuzun temel taşı ve birleştirici unsuru olan cemaatleri derinden yaraladığı gibi cemaatlere bakış açısınıda menfi yönde etkilemiştir. Türkiyede ilk defa ihtilalciler fiili olarak millet iradesi karşısında bozguna uğramışken Muhafazakar ve mütedeyyin halk kesimine verdikleri zarar nedeniyle hayal dahi edemedikleri bir başarıya imza atmışlardır. Bugün muhafazakâr Türk milletinin azımsanamayacak bir kesimi, FETÖ sebebiyle, toplumun temel taşı ve birleştirici unsuru olan muhafazakâr kitlelere ve cemaatlere şüpheyle bakmaya başlamışlardır. Batıda Hrıstiyanlığın sekülarizmi, protestanlığı ortaya çıkarmış, KAPİTALİZMİN beslendiği manevi kaynak olmuştur. 15 TEMMUZ DARBESİNİ bu yönüyle değerlendirdiğimizde darbecilerin arkasında yer alan güçlerin hayal ettiklerinin ötesinde başarı sağladıkları bir gerçektir. Muhafazakâr kesim kuşatılmıştır. ABD’ nin ılımlı islam modeli, muhafazakâr Türk toplumu ile diğer İslam ülkelerindeki müslümanları sekülerleştirmeyi gaye edinmiştir. 15 TEMMUZ darbecileri ülke yönetimini ele geçirmede başarısız olmalarına rağmen siyonizmin ve ABD’ nin yeni dünya düzeni idealine olağanüstü hizmette bulunmuşlardır. Türk milleti olarak bu hususu gözardı etmemeliyiz.

Eğitimci ve Hukukçu Av Necmi ÖZEN.
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN

Sevgili Ziyaretçilerimiz, ÜLKEMİZİN BAŞI SAĞOLSUN başlıklı yazımızı okudunuz. Bu içerik sizlere yeterli değilse, iletişim sayfamızdan bizlere ulaşarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir