NEDEN PARTİLİ BAŞKANLIK SİSTEMİ - Av. Necmi ÖZEN - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi - 1.Hukuk Müşaviri Av. Necmi ÖZEN – Kocaeli Büyükşehir Belediyesi – 1.Hukuk Müşaviri

HIZLI DUYURULAR

NEDEN PARTİLİ BAŞKANLIK SİSTEMİ

Ocak 2017 | Yazar: admin
NEDEN PARTİLİ BAŞKANLIK SİSTEMİ
Haberler
0

2007 Anayasa değişikliği sonrasında , 2014 yılında ilk defa halkımız Cumhurbaşkanını doğrudan kendisi seçti. Halkın ilk defa Cumhurbaşkanını seçmesiyle daha önceki dönemlerde yaşanan çift başlılık krizi tekrar yaşanmaya başlandı. Tarihimizin son dönemlerinde Turgut Özal -Yıldırım Akbulut, Süleyman Demirel – Tansu Çiller ve Ahmet Necdet Sezer – Bülent Ecevit arasındada yaşandığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Anayasada yapılan son değişiklik Cumhurbaşkanı seçimlerinde yaşanan krizleri ortadan kaldırmış ve kaldıracaktır. Halkın seçmesi ile Cumhurbaşkanı makamı dahada güçlenmiştir. Ancak , İki başlılık dahada derinleşmiş ve derinleşecektir. Bu sebeple geçmişten günümüze kadar devam eden problemin tek çözümü BAŞKANLIK SİSTEMİ ne geçmektir. Başkanlık Sisteminin başarıyla uygulandığı Amerika Birleşik Devletleri, İngilizlere karşı bağımsızlık mücadelesi vermiş. 1789 Anayasası ile Kuzey Amerika vesayetten kurtulmuş bağımsız bir Anayasal düzene kavuşmuştur. ABD, İNGİLİZ vesayetinden kurtulmuş 10 yıllık bir tartışma ve müzakereden sonra Başkanlık Sistemine geçmiştir. Bu geçişi sağlayan yöneticiler İngilteredeki parlamenter sistemini ve onun zaaflarını çok iyi bilen yöneticilerdir. Tarihsel bir birikimin neticesinde BAŞKANLIK sistemini tercih etmişlerdir. Bizde istikrar ve güçlü yönetim için bu birikimlerden faydalanarak kendimize özgü BAŞKANLIK SİSTEMİNİ kurmalıyız.
Av.Necmi ÖZEN

BAŞKANLIK SİSTEMİ (2)

Başkanlık sistemi denince önyargılarımız nedeniyle bir çok yorumlar yapmaktayız.
Başkanlık sisteminden ve Cumhuriyetten bahsettiğim bir arkadaş, ” sen hem Cumhuriyet diyorsun hemde Başkanlıktan bahsediyorsun” dedi. Sanki Başkanlık sistemine geçildiğinde rejim değişikliği olacağına Cumhuriyetten vazgeçileceğine inanıyordu. Bu şekilde düşünen insanımızın sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Halbuki ülkemizde bugün itibariyle uygulanan, parlamenter sistemini en başarılı şekilde uyguladığına inanılan İngiltere ( Birleşik Krallık ) , İngiltere Kraliçesi tarafından yönetilmektedir. Kraliçenin yetkileri bizlere söylendiği gibi kısıtlı bir yetki değildir. Kraliçe İngilterenin yönetiminde çok etkilidir.
Yine çok duyduğumuz Amerikan Anayasasında yer alan FEDERAL SİSTEMİN başkanlık sisteminin zorunlu ve vazgeçilmez bir unsuru olarak görülmesidir. Nitekim uygulamada bazı ülkelerde gözlemlediğimiz gibi üniter devlet yapılarında da (bizim gibi üniter devletler) Başkanlık Sisteminin başarıyla işleyebildiği bir gerçektir. İngiliz hükümet sistemine parlamenter sistem denirken Başkanlık sisteminde başkanın çok etkili olması nedeniyle bu ad verilmiştir. İlk defa Amerika da bu sistemi kuranlar anayasal kuvvetlerin düzen ve denge içinde hareket etmesini hedeflemişlerdir. Bu insanlar liberal demokrasiden yanaydılar. Krallığa karşıydılar. Amerika da bu sistemi kuranlar yürütme organını kurgularken İngiliz kralından etkilendikleri gibi Osmanlı padişahlık sistemindende etkilenmişlerdi. Osmanlı vezirlik sistemini inceleyerek güçlü bir yürütme organı kurulurken demokratik bir kısım kural ve kurumlarla başkanlık yetkileri sınırlandırılmıştır.
Amerika da başkanlık sistemini kuranlar istikrarsız ve zayıf bir yürütmenin ne kadar zararlı ve riskli olduğunu Bağımsızlık Savaşı boyunca gözlemlediler. Tüm bu tecrübelerden sonra yaklaşık 230 yıldır başarıyla uygulanan başkan odaklı BİR DEMOKRATİK HÜKÜMET SİSTEMİNİ kurmuşlardır.
Cumhuriyetimizin 93. Yılını kutladığımız bugün itibariyle yaşadığımız darbelerin post modern darbelerin neredeyse sayısını unuttuk. Demokrasimiz hep kazaya uğradı. İngiltereden aldığımız krallıkla birlikte uygulanan parlamenter sistemi, ülkemizde başarılı olamamıştır. Nitekim 1980 yılında ülkemizde parlamento 7 ayda 114 tur boyunca Cumhurbaşkanını seçememiştir. Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle birlikte bu tür krizler önlenmiştir. Ancak farklı problemler ortaya çıkacaktır.
Av.Necmi ÖZEN

BAŞKANLIK SİSTEMİ ( 3)

Başkanlık sistemini eleştirenlerin en çok dile getirdikleri husus Başkanlık sistemi ile birlikte diktatörlüğe dönüşme kaygısıdır. Bu kaygı yersiz ve sistemi bilmemeden kaynaklanan bir kaygıdır. Başkanlık sisteminde, Yarı Başkanlık sisteminde ve Parlamenter sisteminde kuvvetler ayrılığı ilkesi geçerlidir. Parlementer sistemde kuvvetler ayrılığı sadece kağıt üzerindedir. Bu sistemde yasama yetkisi tamamen yürütmenin tekelindedir. Meclis adeta bay pas edilmiştir. Bugüne kadar parlementomuzdan geçen yasaların % 98 İ hükümetten, sadece % 2 si meclisin teklifi olarak gelmiştir. Başkanlık sisteminde bütün yasa teklifleri meclisten gelmektedir. Başkanlık sisteminde kuvvetler denktir. Parlementer sistemde ( halen uyguladığımız sistem) tek başına iktidara gelen hükümetin Başbakanı , Başkanlık sistemindeki Başkandan çok daha güçlüdür. Parlementer sistemde milletvekili hem denetim hemde yürütme görevini şahsında birleştiriyor. Ama bu denetim yetkisi çalışmayan bir denetim yetkisidir. Rahmetlik Turgut Özal mevcut sistemin denetlenmediği ortada, bu sistemde milletvekili hem yürütme hemde denetim görevini şahsında birleştiriyor demişti. Hükümetin denetlenmesi neredeyse imkansız. 1961 yılından günümüze meclisin hükümeti denetlemek amacıyla verdiği 251 Gensorudan sadece 2 tanesi kabul edilmiştir. Bunlarda meclis çoğunluğunun neredeyse imkansız olduğu 1977 – 1980 yılları arasında kabul edilmiştir. Mevcut Parlementer sisteme göre parlamento çoğunluğu elde edilmeden hükümet kurulamıyor. Parlemento çoğunluğunu sağlayan hükümeti denetlemek boş bir hayaldir. Yine aynı dönemde gelen 644 meclis soruşturmasından sadece 14 ü işleme konmuştur. Başkanlık sisteminde meclis sadece yasama faaliyeti yapar. Ayrıca meclisin komisyonlar aracılığı ile çok güçlü bir denetim sistemi vardır. Başkanlık Sisteminin diktatörlüğe yol açma eleştirisi haksızdır. Bugünkü Parlementer sistemde başbakan hem yasamaya hemde yürütmeye hakimdir. Başkanlık sisteminde ise BAŞKAN sadece yürütmeye hakimdir. Hemde partisininde, başkanlığını kaybetmiştir. Başkanlık Sisteminin orijinal halinde yasama organı Başkandan daha güçlüdür. Ancak Cumhuriyet tarihimizde şahit olduğumuz gibi koalisyon hükümetlerinde durum farklıdır. Rant paylaşımına dayalı zayıf iktidarlar yönetime gelmiş. Çok kısa sürede istikrar bozulmuştur.
Şu bir gerçekki parlementer sistemin tek başına iktidardaki Başbakanı, Başkanlık sisteminin Başkanından çok daha güçlüdür. Anayasa komisyonu başkanlığı yapan Prof. Burhan Kuzu dan öğrendiğimiz kadarıyla Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal Başkanlık Sistemine geçiş için çalışma başlatmak üzere talimat vermiş , kısa bir süre sonra yurt dışına çıktığı sefer dönüşü vefat etmiştir. Aynı şekilde Süleyman Demirel de Başkanlık sistemine geçiş için komisyon kurmuştur. Ülkemizde bugüne kadar tek başına iktidarlar döneminde Türkiye büyümüş güçlenmiş, koalisyonlar döneminde istikrar bozulmuş bütün kazanımlar talan edilmiştir. Cumhuriyet tarihimizde neredeyse 1,5 yıla bir hükümet düşmektedir. Başkanlık sisteminde koalisyonlar ortadan kalkmakta istikrar gelmektedir. Başkanlık Sisteminin uygulandığı ABD de 230 yılda kurulan hükümet sayısı bizim 70 yılda kurulan hükümet sayısından daha azdır. BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİKRAR VE GÜÇLÜ YÖNETİMİ getirecektir.

Av.Necmi ÖZEN

BAŞKANLIK SİSTEMİ (4)
Türk milleti olarak her zaman güçlü devletler kurduk. Millet olarak böyle bir yeteneğimiz var. Selçuklu devleti, Osmanlı Devleti ve daha önce kurduğumuz devletler kendi dönemlerinde dünyanın en güçlü devletleri idi. Bizi biz yapan çok güçlü Devlet geleneklerimiz var. 2. Dünya savaşı esnasında kumandanlarından biri Hitler e sorar. “Türklere neden saldırmıyoruz ” der. Bu soru üzerine Hitler; Türkler öyle bir millettirki eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir. Yoksa 1 tane bile hayatta bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını alır der. Hitler dünya tarihinin tanıdığı en gaddar faşist diktatörlerden biridir. Bizim büyük bir devlet olduğumuzu herkes biliyor. Sadece biz bilmiyoruz.
Gerçekten bizim sistemimiz Türkiye Cumhuriyetini ilelebet yaşatacak ,demokratik , güçlü bir hukuk devleti olmalıdır. Yine bu devlet Üniter devlet olmalı , bizim Devlet geleneklerimizden güç almalı, koalisyonların olmadığı, millet meclisinin dahada güçlendirildiği, kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı bir devlet olmalıdır. Başkan doğrudan halk tarafından seçilecektir. Bakanlar Başkan tarafından atanacak, milletvekilleri artık bakan olmayacak Bakan olamadıkları için koalisyon hükümetlerinde olduğu gibi otellerde milletvekili pazarları kurulmayacak, (otel ayıları hükümetleri belirlemeyecek ) yasaları mecliste milletvekilleri yapacak ayrıca Başkanı denetleyeceklerdir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan şeklindeki iki başlı birbiriyle çatışan yönetimden , güçlü idare yapısı olan Başkanlık sistemine geçilerek istikrarlı bir yönetim sistemi kurulacaktır.
BAŞKANLIK SİSTEMİNDE MECLİSİN BAŞKANA KARŞI YETKİLERİ
1. Bütçeyi onaylamama yetkisi
2. Başkanı suçlandırma yetkisi
3. Soruşturma açma yetkisi
4 . Dış siyaset konusunda yetkili
5. Meclisin tayinleri onama yetkisi
Görüldüğü gibi Başkanlık sisteminin meclisi bugünkü meclisten daha güçlüdür
Parlementer sistemde meclis çoğunluk partisi liderinin emrindedir. Başkanlık sisteminde başkan yasa çıkarması için meclise teklif veremez.
Av Necmi ÖZEN

CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ( 5)

Anayasa komisyonunca kabul edilen Anayasa değişikliklerine ilişkin kanun teklifleri incelendiğinde şu sonuçları çıkarmaktayız.
Anayasa maddelerinden az sayıda maddede değişiklik teklifi bulunmaktadır;
1- Cumhuriyet yönetimindeki hassasiyet korunarak Başkan yerine Cumhurbaşkanlığı ifadesi kullanılmıştır. Cumhurbaşkanlığı ifadesi tercih edilmiştir
2- Cumhurbaşkanlığı sistemi, devlet yönetiminde, Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar kazanımların korunduğunu, yapılacak değişikliklerin çok sınırlı ve sistemin aksayan yönlerinin düzeltilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
3- Devlet yönetiminde iki başlılığa son verilmektedir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasındaki iki başlılık ortadan kaldırılmaktadır.
3- Başbakanlık müessesesi kaldırılmıştır.
Cumhuriyetin kurulduğu tarihten itibaren ilk Cumhurbaşkanımız Atatürktür daha sonra İsmet İnönü Cumhurbaşkanı olmuştur. Bu dönem hem tek parti dönemidir hemde devletin Cumhurbaşkanları tarafından yönetildiği dönemlerdir. Bu dönemlerdeki Başbakanların isimlerini dahi hatırlamamaktayız.
4- Çok partili sisteme geçişle birlikte Adnan Menderes ve Celal Bayar ikilisi başarılı bir yönetim sergilemiş, Türkiye çok partili sistemin niymetlerinden faydalanmaya başlamıştır.
5 -Menderes iktidarda iken halk iradesi daha fazla yönetime yansımıştır. Bu, 1960 ihtilalini yapan kitleyi rahatsız etmiştir. 1960 ihtilali ile birlikte yeni anayasa yapılmış anayasal diktatörlük dönemi başlamıştır. Anayasal diktatörlüğün en belirgin özelliği bürokratik oligarşidir. Hukuk fakültesi hocalarından, Anayasa hukuku hocalarının tamamının değişik sebeplerle anayasal diktatörlüğü eleştirdiğini görürüz.
6- Ülkemizde 1960 sonrası ZİNCİRLİ DEMOKRASİ DÖNEMİ başlamıştır. Niçin zincirli demokrasi inşa edilmiştir? Bunun cevabını hepimiz çok iyi biliyoruz. Zincirli demokrasi yeni Adnan Menderesler istemiyordu.
7-Öyle bir demokrasi kurulacaktıki parlementer sistemin özüylede çelişecek bir anlayışla devleti seçilmişler değil atanmışlar idare edecektir. Başbakanının yetkileri tırpanlanmıştır. Cumhurbaşkanı da atanmış Cumhurbaşkanı dır ve çok güçlüdür. Zincirli demokrasinin zincirleri bürokratik oligarşi ve bürokratik oligarşininin atadığı Cumhurbaşkanı tarafından kilitlenmiştir.
8-Daha sonra yapılan Anayasa değişklikleri,zincirli Demokraside zincirleri gevşetmek amacıyla yapılmıştır. Zihniyet aynı olduğu içinde netice alınamamıştır.
9-Cumhurbaşkanı yönetimi ile Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar tecrübelerimiz dikkate alınmıştır. Çok partili sistemle birlikte uygulanan , çoğulcu, doğrudan halk tarafından seçilen, Cumhurbaşkanı tarafından yönetilen bir yönetim anlayışı benimsenmektedir.
10- Almanyada Hitleri,İtalyada Musollini gibi diktatörleri yönetime getiren parlementer sistemi yönetimde tek model kabul etmek bizi yanılgıya düşürebilir.

Av Necmi ÖZEN
Devam edecek
neden
(Devam edecek)

Sevgili Ziyaretçilerimiz, NEDEN PARTİLİ BAŞKANLIK SİSTEMİ başlıklı yazımızı okudunuz. Bu içerik sizlere yeterli değilse, iletişim sayfamızdan bizlere ulaşarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir